Geometrinin getirdiği baş ağrısından kurtulmak namına en güzel yol olarak shoujo manga okumayı seçmiş bana neden bunu yapmak?
Başa sarıyorum, en başa; shoujo manga, her ne kadar dandik falan da olsa, entrikalarıyla insanı boğazlasa falan da sevdiğim bir tür, jönleşilmediği sürece tabii. Zaten ana oğlumuz jönse baştan kaybediyor manga ancak eğer ki ana karakterlerden biri ezik, travmalı falansa ya da -ki favorim sanırım bu- asi gençlik/kötü çocuk triplerinde ise tamamdır, manga onayımı alır anında okurum yehu derim falan.
*Spoiler* : 3 - 4 gün önce de şans eseri yıllaaaaaar (maksimum 1,5 sene başka bir deyişle) önce kocaman bir resmini bulup "Aman da aman ne şahane çizimmiş, yerim ben bunu!" dediğim ama adını almaya tenezzül bile etmeyip "Yaaa yarın bakarım adına sonra araştırırım yeaaa" dediğim bir mangayı buldum. Pezevenk kötü çocuğumuz ve de kendi halinde kızımız ki bu kız da jön basketbolcuya aşık falan fa filan. İşler komik ve güzel başladı falan, şu anda da 4. volume'de falanım sanırım. Ama işler iyi başlamış olmasına rağmen nedense her shoujo mangada olduğu gibi aynı geyikler dönmeye başladı ki delirtiyor tam anlamıyla. Her chapter'a olayları bozacak yeni karakter mi istersiniz, oğlanı evlendirmeye çalışan kötü kalpli babaanne mi istersiniz, oğlan yanına oturmadı diye "Ah sanırım o bana benim ona baktığım gözle bakmıyor, o zaman ühü..." diye ağlamaya başlayan kız mı istersiniz -ki belirteyim çocuk iki chapter önce kıza daldı falan- artık "mükemmel" bir shoujo oluşturmak için gereken her şey var.
*Spoiler biter*
Shoujo'nun Klişeleşmesini engellemek için;
- Karakter hoşlandığı kızın başka biriyle öpüştüğünü gördüğünde (aynısı kız için de geçerli) krize girip, çaktırmamaya çalışıp, gözleri sulanıp sinirli gülümsemesini takınarak kaçmaya çalışmasın. Araya katılıp katılamayacağını sorsun, cevap "Hayır..." olursa "Haksızlık!" diye bağırsın ve somurtarak sırasını beklesin -tabii ki olay mahalinde-
- Asi çocuk motora binmek dışında bir spor ile uğraşmasın! Basketbolmuş, koşuymuş falan yalan bunlar. Hele ki içinde top bulunduran sponlardan özenle kaçınsın, en fazla tenise izin veriyoruz. Top barındırmayan sporlardan da yüzme ilk tercihimiz. Onun dışında yok spor mpor size, dağılın!...
- Tanımadığı kızlar çocuğun boynuna "Oh X sonunda senle görüşebildik!" falan gibi bir replikle atlamasın, zira ilk defa tanıştığınız insanların boynuna ağlayarak atlamazsınız. Tabii hiç görmediğiniz anneniz/babanız/kardeşiniz falan değilse ki manga içinde böyle bir durum varsa baştan kaybettiniz...
- Asi çocuk kızı taşımak zorunda kalmasın, gerekirse tekmeleyip uyandırsın. Kızlar asi çocukların üstüne düşmesin. Oğlanlar asi çocukların üstüne düşebilir ama, tercihen çok kıyafetleri yokken ama her şekli kabül.
- Kız her öpüşmeden sonra "ilişki"den şüphe etmesin. oğlan da kırk yılın başı öpmesin, madem bir kere daldın o zaman istikrarı koru. Ya da kızı terk et ve en yakın arkadaşın olan çocukla takıl...evet...
- Kız, biliyoruz küpe, deri, asi - umursamaz tavırlar falan şahane. Evet siyah saç da pek bir karşı konulmaz öte yandan sen de bir değişiklik yap ve asi çocuğun ablasını falan götür. Ya da jön çocuğun ablasını götür, ya da kız kardeşlerini. Ya da daha iyisi, "rakibin" olan kızla neden rakip olasınız, birlikte takılın, yehu, problem solved!
Şimdilik budur, bunu Japoncaya çevirip Japonya'ya gönderdiğim zaman haber veririm..evet..
P.S: Monkey Island oynayan?
P.S2: Neden kimse Björk'ün kuğu elbisesini sevmez, ben seviyorum ._. !
björk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
björk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1 Ekim 2008 Çarşamba
28 Haziran 2008 Cumartesi
Mix Tape...öö ya da CD
Az önce daha doğrusu bu yazıyı yazmaya karar verdiğim zamanın az öncesinde rastladığım bir dizide kız oğlana bir adet mix tape ya da başlıktaki gibi daha doğrusu mix cd veriyordu. Çok çok nostaljik bir durum benim için sanırım...
Eskiden gerek uğraşıp radyodan kaydettiğim (küçükken Shakira'nın Ojos Asi miydi neydi, osu için saatlerce radyo başında durmuştum mesela) gerekse sahip olduğum çeşitli albümlerden çekip çıkarttığım parçalarla kendi mix tape'lerimi hazırlamıştım kaç bin kez.. Ah bu arada İ.'nin bir kaseti de bizde kalmıştı şimdi hatırlıyorum, pardon İ. ...
Her neyse, dizinin aksine ya da mix tape meselesinin geçtiği bir sürü dizi/film/gerçek hayat/vs.'nin aksine ben mix tape'lerimi hoşlandığım kişilere ya da birlikte olduğum kişiye vermek için değil hep kendimi eğlendirmek için yapmıştım. Hmm zaten genelde mix tape geyiğine orta okul ya da lisede girilir değil mi? Ben ilkokulda uğraşıyordum bu mesele ile, ondan sonra da bitti zaten...
Ama dizide bu durumu görünce dediğim gibi çok nostaljik oldu sanırım benim için ve birilerine mix tape ya da dediğim gibi gelişen teknoloji doğrultusunda mix cd yapasım geldi. Hayır bir kez daha hoşlandığım kişiye değil çünkü öyle biri yok, birlikte olunan kişi konusunda ise; klişe çift moduna sokan kaçınılmaz adımlardan nefret ettiğimi düşünürsek özellikle o kişiye yapmam sanırım ama yakınımdaki bir kişiye işte. Takdir edeceğine inandığım birine...
Hmm içine The Cure, Jens Lekman, Antony & The Johnsons, Björk, Depeche Mode vb. şeyler koyardım sanırım öte yandan mix cd'yi hazırlayacağım kişiye göre de değişir herhalde...
Aklıma geldi, ben hiç mix cd falan da almadım kimseden, Ç. vaktiyle bir grubun çeşitli parçalarını doldurmuştu benim için cd'ye ancak sanırım o sayılmaz, başka grup/sanatçıların da olması gerek sanırım cd'de?..
Ahah, Marshall (How I Met Your Mother) tadında böyle Good Feeling'li falan "romantik" bir şeyler hazırlayasım geldi, hormon coşması mı yaşıyorum nedir : P ....
Eskiden gerek uğraşıp radyodan kaydettiğim (küçükken Shakira'nın Ojos Asi miydi neydi, osu için saatlerce radyo başında durmuştum mesela) gerekse sahip olduğum çeşitli albümlerden çekip çıkarttığım parçalarla kendi mix tape'lerimi hazırlamıştım kaç bin kez.. Ah bu arada İ.'nin bir kaseti de bizde kalmıştı şimdi hatırlıyorum, pardon İ. ...
Her neyse, dizinin aksine ya da mix tape meselesinin geçtiği bir sürü dizi/film/gerçek hayat/vs.'nin aksine ben mix tape'lerimi hoşlandığım kişilere ya da birlikte olduğum kişiye vermek için değil hep kendimi eğlendirmek için yapmıştım. Hmm zaten genelde mix tape geyiğine orta okul ya da lisede girilir değil mi? Ben ilkokulda uğraşıyordum bu mesele ile, ondan sonra da bitti zaten...
Ama dizide bu durumu görünce dediğim gibi çok nostaljik oldu sanırım benim için ve birilerine mix tape ya da dediğim gibi gelişen teknoloji doğrultusunda mix cd yapasım geldi. Hayır bir kez daha hoşlandığım kişiye değil çünkü öyle biri yok, birlikte olunan kişi konusunda ise; klişe çift moduna sokan kaçınılmaz adımlardan nefret ettiğimi düşünürsek özellikle o kişiye yapmam sanırım ama yakınımdaki bir kişiye işte. Takdir edeceğine inandığım birine...
Hmm içine The Cure, Jens Lekman, Antony & The Johnsons, Björk, Depeche Mode vb. şeyler koyardım sanırım öte yandan mix cd'yi hazırlayacağım kişiye göre de değişir herhalde...
Aklıma geldi, ben hiç mix cd falan da almadım kimseden, Ç. vaktiyle bir grubun çeşitli parçalarını doldurmuştu benim için cd'ye ancak sanırım o sayılmaz, başka grup/sanatçıların da olması gerek sanırım cd'de?..
Ahah, Marshall (How I Met Your Mother) tadında böyle Good Feeling'li falan "romantik" bir şeyler hazırlayasım geldi, hormon coşması mı yaşıyorum nedir : P ....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)