Ay gece gece çok eğlendim. Sabaha kadar da eğleneceğim sanırım. Tamam hemen anlatıyorum.
As the World Turns adlı bir dizi var, 1956'da başlamış ve hala present, üstelik hafta içi her gün yayınlanıyor. Yuh değil mi? Hatta 13000 bölümleri mi ne varmış, çüş efenim çüş...
Dizi '88 senesinde soap-opera'lara ilk gay karakteri katıyor.
Ancak bizim işimiz daha yakın bir zamanda; 2007. Dizi sezon sezon ilerliyor gibi. Belli karakterler üzerinde yoğunlaşarak geçiriyor hayatını, karakterlerin hikayesi bittiğinde hooop yeni chapter. İşte 2007'ye geldiğimizde bu sefer ilk çatır çatır gay karakterle tanışıyoruz. Özetlersek; straight guy crush. Bir karakterimiz (Luke) pek arkadaşının erkek arkadaşından hoşlanmaya başlar (Noah) ama Noah pek tabii ki straighttir, yoksa değil midir, yoksa nedir, dı dı dı dııımmmm!
Hayatından bezmiş ve varolan her yerde gay dramayı kabul edebilecek bir insan olarak (ve çok şahane bir sahne izleyerek bu diziye adım atmış biri olarak) koşun diyorum. İzleyiniz acil. Ve tamam karakterler biraz fazla erkeksi olabilirler ama şikayet edecek durumda değilim. Queer As Folk ile televizyonda adam gibi bir gay yapım da olmadı zaten (buna sevmeme rağmen -en azından ilk 2 sezonu- The L Word de dahil), bunla idare edeceğiz artık.
Çocuklarımız için; http://en.wikipedia.org/wiki/Luke_Snyder_and_Noah_Mayer (sarışın/Luke tam boyband üyesi, hatta Westlife mı ne vardı ondaki geniş suratlı çocuk, hatırladınız değil mi, evet o...) Yalnız çok pis spoiler var sanırım, dikkat ediniz.
Ben şimdi diziye dönüyorum ve saatin 03:47 olmasını umursamıyorum.
P.S: Sevdiğim/hayran olduğum/takdir ettiğim herkesin eşcinsel ya da en kötü ihtimalle eğilimli çıkması beni çok eğlendiriyor. Bryan Fuller da gay çıktı (Pushing Daisies'i yaratan ve Heroes'un büyük sıçmışlığını toparlayan kişi) başkaları da var ama neyse, çok mühim değil. Acaba Pushing Daisies için Lee Pace'i Soldier's Girl'de görüp beğenip mi seçti diye sormaktan kendimi alamam.
Bu arada yakın zamanda Must read'e şahane gay bloglar yapıştıracağım, hak ediyorlar. Neyse Luke, Noah, durun geliyorum...
Aaah drama and gayness, what more can a human being want~~
the gayer the better etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
the gayer the better etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Nisan 2009 Cumartesi
5 Ekim 2008 Pazar
Muhteşem Manga Keşfi!
Bunu söylemem için çok erken ama dayanamıyor ve de söylüyorum; Hourou Musuko! Manganın adı bu, genre olarak ise gender bender diyebiliriz ancak genel olarak akla gelen tatta değil. Genellikle gender bender'larda ya kızımız oğlana aşıktır okula çaktırmadan gelir ya da oğlanın kimliğini saklaması lazımdır falandır ve de filandır. Bu sefer olay biraz daha Ma Vie en Rose tandanslı. Başroldeki oğlumuz Nitori-kun daha 5. sınıftadır falan ama durumlar daha ilk chapter'dan belli olmaya başlar. Bir de kendisinin yeni okul + sınıfında edindiği ilk ve de çok yakın arkadaşı Takatsuki-kun vardır ki kendisi bir kız olmasına rağmen yakışıklı bir erkeğe daha çok benzemektedir. Tabii olay "Erkeksi lezbiyen ve feminen gay" basitliğinde değil ki o kadar "cinsel" bir durum da yok mangada. Olaylar çocuk tatlılığında ilerliyor ve çizimler de o çovuk tatlılığını ifade etmekte çok başarılı.
Bu noktada belirtmeden geçemeyeceğim, 3. chapter'ın adı "Oscar and Andre" ^__________^ Neden olduğunu okursanız anlarsınız, "Oscar ve Andre ne lan?" diyenleri ise şöyle alıyoruz; http://en.wikipedia.org/wiki/Rose_of_versailles
Kendimi tutamaz; "Oscar-samaaaaaaaaa!" diye Japon genç kız modunda bağırırım, öhöm...
Son zamanlarda okuduğum mangaların shoujo miktarının son chapterlarda artması ile elimi ayağımı bir kez daha shoujo'dan uzak yerlerde muhafaza eden biri olarak şiddetle tavsiye ederim (hoş bir tanesi twisted'dı böyle kız 27 yaşındaki üvey babasına aşık oluyor, anne 3 yıl önce ölmüş falan filan, kız da 16 yaşında ama işte feci kız tripleri yapıyor, çekilecek gibi değil, öhöm neyse...).
Oh az önce de şahane bir shonen-ai buldum sanırım, bir de site keşfettim, çok bereketli bir gün oldu.. Bendeniz 3. chapter'a devam edeyim şimdilik, mangayı merak edenleri ise aşağıdaki linke yönlendiriyorum ^^ ;
http://www.onemanga.com/Hourou_Musuko/
Bu noktada belirtmeden geçemeyeceğim, 3. chapter'ın adı "Oscar and Andre" ^__________^ Neden olduğunu okursanız anlarsınız, "Oscar ve Andre ne lan?" diyenleri ise şöyle alıyoruz; http://en.wikipedia.org/wiki/Rose_of_versailles
Kendimi tutamaz; "Oscar-samaaaaaaaaa!" diye Japon genç kız modunda bağırırım, öhöm...
Son zamanlarda okuduğum mangaların shoujo miktarının son chapterlarda artması ile elimi ayağımı bir kez daha shoujo'dan uzak yerlerde muhafaza eden biri olarak şiddetle tavsiye ederim (hoş bir tanesi twisted'dı böyle kız 27 yaşındaki üvey babasına aşık oluyor, anne 3 yıl önce ölmüş falan filan, kız da 16 yaşında ama işte feci kız tripleri yapıyor, çekilecek gibi değil, öhöm neyse...).
Oh az önce de şahane bir shonen-ai buldum sanırım, bir de site keşfettim, çok bereketli bir gün oldu.. Bendeniz 3. chapter'a devam edeyim şimdilik, mangayı merak edenleri ise aşağıdaki linke yönlendiriyorum ^^ ;
http://www.onemanga.com/Hourou_Musuko/
Etiketler:
gender bender,
hourou musuko,
manga,
rose of versailes,
shoujo,
the gayer the better
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)