amanda palmer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
amanda palmer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Haziran 2009 Perşembe

Back

Çok karışık ve bulanık bir yazı olacak bu ama ne yapayım, özgür bir şekilde bilgisayarı açıp internete girince çok fazla şeyle karşılaştım o yüzden "Aaa şu bu bu şu biraz da şu şu" moduna girdim...
İlk olarak j-drama girerek yükselen trend oluyor gibi, nasıl oldu anlamıyorum ama kısa ve çok üretilir olması bir de tabii Japon topraklarının en bereketli insanlarını bir araya getirmesi muhtemel sebepler arasında... Bu noktada rastladığım şu cosplay'i de göstermeden edemem. Bilmeyenler için kendisi Ouran High School Host Club'dan ( = best anime ever...) gelmekte. Yukarıdaki tipleme Honey-senpai oluyor. Buyrunuz;


İkincisi, bu senelerdir olan bir şey ama bu kadar "seductive" örneklerini ilk defa görüyorum herhalde. Bu Kore doll haltının bir adı da vardı ama şu esnada hatırlamıyorum. Asya'dan bir sene boyunca bu kadar uzak kalmak iyi değil...


Altını çizmek isterim, özellikle yukarıdaki arkadaşın bakışı ve dudakları nedir öyle...yuh...
Aklıma gelmişken gay sevgimin garip bulunmasına gıcık kapıyorum... Çok alakasız ama belirtmem gerekti...
Gay demişken şiddetle Hero'nun gelmesini bekliyorum. Hero esasen bir kitap, yazarı çizgi roman dünyasında (slice of life değil de super hero'ların domine ettiği çizgi roman dünyası) ne kadar eşcinsel kahraman varsa hepsinin ağzına sıçıldığını fark edince slice of life şekline getirilmiş bir şekilde kendi süper kahraman hikayesini yazmaya karar veriyor. Pek sevgili Showtime ise bunu bir diz, yapmaya karar veriyor. God bless Showtime... Ayrıntılı bilgi için kıç kaldırılması tavsiye edilir.
Bu arada gay super heroes falan demişken aklıma şu geldi. Alan Moore'un her hikayesine bir lezbiyen eklemesi hoş bir ayrıntı olsa da kendisinin bu tavrı biraz yapay hatta "lezbiyen fantazili straight amca" tadında geliyordu bana. Yakın zamana kadar en azından. Geçenlerde ise AARGH!'dan haberim oldu, 88'de homoseksüelliği promote eden her yapımın yasaklanacağını ilan eden İngiltere hükümeti Alan Moore'un sinirlerini bozar, zira bu Alan Moore, karısı ve ortak kız arkadaşlarına açık açık bir saldırıdır. Bunun üzerine Alan Moore bu duruma karşı bir duruş oluşturmak adına AARGH!'ı kurar. İçersinde Dave McKean'den Neil Gaiman'a kadar kimi isterseniz var. Daha güzel haber ise AARGH!'ın çıkarttığı Mirror of Love Beyoğlu'nda bulunabiliyor. Bu hafta sonu almayı da planlamaktayım kendisine sahip olmayı.
Neil Gaiman demişken... Neil Gaiman + Amanda Palmer....ööööğk.... Yanlış anlaşılmasın, ikisini ayrı ayrı pek bir severim ama bir arada çok iğrençler (Porselen kusura bakmasın...).... Amanda'nın Brian ile olması gerekirdi işte, Neil'ın yanına da toplu saçlı, büyük kemik gözlüklere sahip bir teyze gerekirdi. Bu online aşk çok abuk geliyor bana. Aşk fotoğraflarını twitter'lara göndermeler, bloglarda ne kadar şahaneyizler... I Google You bir obzervasyon şarkısı değil yani, resmen Neil'ın Amanda'ya ilan-ı aşk'ı...
Neyse, artık kurtulmuş vaziyetteyim ve kendimi sinemaya adamak için ölüyorum. Öte yandan önce uyku...